DAKİKA DAKİKA SUÇ SİCİLİMİZ
July 25th, 2008|
TÜRKİYE’DE 2006 YILINDA SUÇLAR BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE YÜZDE 64 ARTIŞ GÖSTERDİ.
2005 YILINDA HER 64 SANİYEDE BİR SUÇ İŞLENİRKEN, 2006 YILINDA BU SÜRE 39 SANİYEYE DÜŞTÜ.
2006 YILININ 9 AYINDA 6 DAKİKADA BİR EV, 7 DAKİKADA BİR ARABA, 9 DAKİKADA BİR İŞYERİ SOYULDU.
18 DAKİKADA BİR YANKESİCİLİK, 41 DAKİKADA BİR KAPKAÇ OLAYI YAŞANDI.
HER 31 DAKİKADA BİR AİLE İÇİ ŞİDDET, 4 SAATTE BİR TECAVÜZ VE TECAVÜZE YELTENME OLAYI YAŞANDI.
4 SATTE BİR KİŞİ CİNAYETE KURBAN GİTTİ
2006 YILINDA, BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE, BİR GÜN İÇERİSİNDE İŞLENEN SUÇ ORANLARINDAKİ ARTIŞ YÜZDE 64 OLDU.
AYGÜN: “EN ÇARPICI REKORU KIRA KIRA SUÇ SAYISINDA KIRDIK
KAPKAÇ KORKUSUYLA İNSANLAR SOKAKTA DOLAŞAMAZ, TECAVÜZ KORKUSUYLA KÖPRÜ ALTINDAN GEÇEMEZ HALE GELDİ.
SUÇ, TEHLİKELİ BİR BİÇİMDE ARTIYORSA, İSTİHDAMDA, GELİR DAĞILIMINDA, AİLE VE SOSYAL YAPIDA CİDDİ SORUNLAR VAR DEMEKTİR.
Türkiye’de 2006 yılında suç olaylarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Her 39 saniyesinde bir suç işlendi..
Ankara Ticaret Odası’nın Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2006 Yılı Ocak-Eylül aylarında Türkiye geneli polis sorumluluk alanında meydana gelen şahsa ve mala karşı işlenen asayiş olaylarından yaptığı hesaplamaya göre, her 39 saniyede bir suç işlendi.
2006 yılının dokuz ayında 354 bin 269′u mala karşı, 244 bin 119′u şahsa karşı olmak üzere toplam 598 bin 388 suç olayı yaşandı. 2005 yılında 289 bin 765′i mala karşı, 197 bin 996’sı şahsa karşı olmak üzere toplam 487 bin 761 suç işlenmişti. Buna göre, 2006 yılında, bir önceki yıla göre, bir gün içerisinde işlenen suç oranlarındaki artış yüzde 64 oldu 2005 yılında gün başına bin 336 suç olayı istatistiklere girerken, 2006 yılında gün başına işlenen suç adedi 2 bin 192 oldu. 2005 yılında her 64 saniyede bir suç işlenirken, 2006 yılında bu süre 39 saniyeye düştü.
Suçlar şahsa karşı ve mala karşı olarak ayrıldığında ise 2006 yılının Ocak-Eylül döneminde, her bir dakikada mala karşı, her bir buçuk dakikada bir de şahsa karşı suç olayı yaşandı.
6 DAKİKADA BİR EV SOYULDU
Türkiye’de 2006 yılının yılbaşından Eylül ayı sonuna kadar 67 bin 79 eve, 53 bin 20 otomobile, 42 bin 331 işyerine hırsız girdi. Bu verilere göre, her 6 dakikada bir ev, her 7 dakikada bir otomobil, her 9 dakidaka bir işyeri soyuldu.
Sözkonusu dönemde, hemen hepsinde güvenlik görevlileri bulunmasına karşın 3 bin 199 resmi kurumda hırsızlık olayı kayıtlara girdi. Yani hırsızlar, güvenlik görevlilerini de atlatarak 2 saatte bir resmi kurumu soydu.
Emniyet Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre, geçen yılın Ocak-Eylül döneminde 23 bin 537 oto hırsızlığı kayıtlara girdi. Bir başka söyleyişle, her 17 dakikada bir otomobil çalındı.
18 DAKİKADA BİR YANKESİCİLİK
Hemen her gün haber bültenlerine konu olan yankesicilik ve kapkaç olayları 2006 yılında vatandaşın korkulu rüyası olmaya devam etti. Geçen yılın 9 aylık döneminde 21 bin 402 yankesicilik, 9 bin 668 de kapkaç olayı kayda geçti. Yani her 18 dakikada bir yankesicilik, her 41 dakikada bir de kapkaç olayı yaşandı.
2006 yılında yine gariban vatandaşlar dolandırıcılar tarafından kandırılarak mağdur edildi. 9 aylık dönemde 9 bin 546 dolandırıcılık olayının yaşandığı Türkiye’de, her 41 dakikada bir kişi dolandırıldı.
Türkiye, 2006 yılında kriz dönemlerindeki Latin Amerika ülkelerine döndü. Geleneklerine ve aile bağlarına bağlılığıyla övünen ve bu yüzden “bizde olmaz” denilen Türkiye’de gasp ve yağma olayları dikkat çekici ölçüde yaşandı. Geçen yılın Ocak-Eylül döneminde tam 6 bin 633 gasp ve yağma vakası Emniyet siciline girdi. Yani her 59 dakikada bir kişi veya kuruluş gasp ve yağmaya uğradı.
4 DAKİKADA BİR YARALAMA,DARP, 4 SAATTE BİR CİNAYET
Vatandaşların televizyonların haber bültenlerinde ve filmlerde göre göre kanıksadığı yaralama, darp ve adam öldürme vakası artık sıklıkla yaşanır oldu. Geçen yılın 9 ayında 94 bin 226 yaralama ve darp, 1610 da kasten adam öldürme vakası kayda geçti. Bir başka söyleyişle, 4 dakikada bir yaralama ve darp, 4 saatte de bir cinayet işlendi.
2006 yılının suç istatistiklerinde en dikkat çekici verilerden biri de “tehdit” suçuna ilişkin. Ocak-Eylül döneminde 21 bin 204 tehdit olayının yaşandığı Türkiye’de her 19 dakikada bir kişi sorununu yasal yollarla çömek yerine “tehdit” yoluna yöneldi.
26 DAKİKADA BİR İNTİHAR
Gerek ekonomik gerekse psikolojik açıdan sıkıntı çeken vatandaş çareyi yaşamına son vermekte aradı. Geçen yılın 9 aylık döneminde 15 bin 368 vaka intihar ve intihara teşebbüs olarak kayıtlara geçti. Buna göre her 26 dakikada bir intihar ve intihara teşebbüs olayı yaşandı.
AİLE İÇİ ŞİDDET TAM GAZ
Yazılı ve görsel basın yoluyla “aile içi şiddete karşı” bilinçlendirme kapmanyaları düzenlense de 2006 yılında, her 31 dakikada bir aile içi şiddet olayı yaşandı. Geçen yılın Ocak-Eylül döneminde 12 bin 784 ayrı olay Aile Fertlerine Kötü Muamele olarak Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarına girdi.
Geçen yıl sıklıkla işlenen suçlar arasında tecavüz ve tecavüze yeltenme de yer aldı. Bin 774 vakanın bildirildiği 2006 yılının Ocak-Eylül döneminde her 4 saatte bir kişi tecavüz korkusuyla tanıştı.
16 SATTE BİR ÇOCUK KAÇIRILDI
Kız, kadın erkek ve çocuk kaçırma olayları 2006 yılında da Türkiye’nin yüz karası olarak istatistiklere görde. 2006 yılının Ocak-Eylül döneminde 5 bin 376 kız,kadın erke, 504 de çocuk kaçırıldı. Bir başka deyişle her 2 saatte bir yetiştin, her 16 satte de bir çocuk kaçırıldı. Türk vatandaşlarının “silah” tutkusu istatistiklerde de kendini gösterdi. 28 dakikada bir ruhsatsız silahın yakalandığı 2006 yılının 9 ayında, emniyet kayıtlarına bu sayı 13 bin 874 olarak girdi.
ATO BAŞKANI AYGÜN
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün asayiş istatistiklerini değerlendiren ATO Başkanı Sinan Aygün, 2006 yılının dokuz aylık suç rakamlarının 2005 yılının tamamının rakamlarını geride bırakmasının endişe verici olduğunu belirterek, “Milenyum Türkiye’sinde, en çarpıcı rekoru, kıra kıra suç sayısında kırdık.” dedi. Aygün, “İşte Hrand Dink süikastini ortaya çıkaran ortam, bu suç kokan ortamdır” şeklinde konuştu. Toplumsal değişimin beraberinde suç oranlarında yükselişi de getirdiğini belirten Aygün, sözlerini şöyle sürdürdü. Kapkaç korkusuyla insanlar sokakta dolaşamaz, tecavüz korkusuyla köprü altından geçemez hale geldi. Vakit geçirmeden ‘bize ne oluyor’un cevabını bulmalıyız. Suç sosyal bir olgudur, suçlarla mücadeleyi sadece yasalar çerçevesinde düşünmemek gerekiyor. El birliğiyle bu kötü gidişe dur dememiz gerekiyor. Büyüyen ekonomilerde suç bu şekilde büyümez. Suç, tehlikeli bir biçimde artıyorsa, istihdamda, gelir dağılımında, aile ve sosyal yapıda ciddi sorunlar var demektir. ”
NOT:SİNAN AYGÜNE GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİZİ İLETİYORUZ. |